REKLAMI GEÇ

15 Temmuz!

15 Temmuz!

Dokuz yıl oldu. Ama her şey dün gibi aklımızda. 15 Temmuz gecesi bu kahraman milletin kaderine kastettiler. Kendi halkına silah çeken bir hain şebeke, devleti ele geçirmek istedi. Tankla, uçakla, bombayla milletin üzerine yürüdüler. Plan büyüktü. Ama millet daha büyüktü. O gece sadece bir darbe değil, bir işgal teşebbüsü yaşandı. Ve bu millet, FETÖ’yü de, arkasındaki küresel güçleri de boşa çıkardı, yerle yeksan etti….

Haber Merkezi / DENİZLİHABER / 15 Temmuz 2025 Salı, 10:22

Dokuz yıl oldu.
Ama her şey dün gibi aklımızda.

15 Temmuz gecesi bu kahraman milletin kaderine kastettiler.
Kendi halkına silah çeken bir hain şebeke, devleti ele geçirmek istedi.
Tankla, uçakla, bombayla milletin üzerine yürüdüler.

Plan büyüktü. Ama millet daha büyüktü.
O gece sadece bir darbe değil, bir işgal teşebbüsü yaşandı.
Ve bu millet, FETÖ’yü de, arkasındaki küresel güçleri de boşa çıkardı, yerle yeksan etti.

Hainler, devleti içeriden çürütüp, sonra da çökertmeye kalktı.
Ama karşılarında bin yıllık devlet aklı vardı.
Ve milletin sarsılmaz iradesi…

Cumhurbaşkanımızın çağrısıyla sokağa dökülen milyonlar, namlulara karşı durdu.
Can verdi, kan verdi, ama alçaklara geçit vermedi.

O gece sadece FETÖ değil; onun arkasındaki ABD, İsrail, CIA ve Mossad da bozguna uğradı.
Küresel efendilere bu topraklardan gür bir ses yükseldi,
“Bu topraklar sahipsiz değil!”

15 Temmuz sadece bir darbe girişimi değildir.
O, bir millete diz çöktürme projesinin çöküşüdür.
Milletle devletin kader birliği yaptığı, ihanete ‘dur’ dediği gecedir.

Ankara’da Meclis bombalandı.
İstanbul’da köprü kana bulandı.
Denizli Çınar Meydanı’ndan Çardak Havalimanı’na kadar her yerde tek yürek olundu.

Millet direndi.
Devlet dirayet gösterdi.
İhanetin defteri o gece kapandı.

Bugün hâlâ sorulması gereken soru şudur:
15 Temmuz’un ruhu hâlâ ayakta mı?

Eğer unutursak…
Eğer rehavete kapılırsak…
Eğer “geçti gitti” dersek…
O zaman 15 Temmuz’un asıl hedefi başarıya ulaşır.

Unutmak, ihanetin en büyük ortağı olmaktır.
Çünkü bu ihanet, sadece geçmişe değil; geleceğimize kurulmuş bir tuzaktı.

Gazze’de çocuklar katledilirken,
Suriye sınırında haritalar yeniden çizilirken,
Ortadoğu’da çatışmalar, kan ve gözyaşı dinmek bilmiyorken…
Türkiye’nin güçlü ve dik duruşu daha da önem kazanmaktadır.

Devletimiz, “Dünya beşten büyüktür” diyerek hakikat mücadelesini sürdürmekte kararlıdır.
Bu millet, içerideki hainlere de, dışarıdaki efendilerine de geçit vermeyecektir.

Hainler, o gece bu aziz vatanın her köşesini hedef aldı ama her köşeden bir direniş yükseldi.

“Teyze bir saklanacak yer bulaydın, ateş ediyorlar” diyen gence “Bir şey olmaz yavrum. Yasin okuyorum.” diye karşılık veren o direniş ruhu, işte budur.

“Eğer Allah size yardım ederse, sizi yenecek yoktur. Ama sizi yardımsız bırakırsa, O’ndan başka size kim yardım edebilir? Müminler yalnız Allah’a tevekkül etsin.”
(Ali İmran Suresi, 160)

Şehit Serhat Önder’in, 8 yaşındaki oğluna söylediği o söz…
“Korkma oğlum…”
O geceye damgasını vuran cümlelerden olduğu bugün daha net anlaşılıyor.

Ve bir baba, kızına o gece şöyle diyor,

“Bak güzel kızım… Büyüyünce ne olursan ol; bu ezanların gökyüzünde kalmasını hayatının en büyük amacı yap. Söz ver.”

Ve cevabı: “Tamam baba. Söz.”

İşte bu ruh, yenilmez.

Şehitlerimizin kanı, gazilerimizin onuru, bu milletin kırmızı çizgisidir.
Ve bu millet, hiçbir ihaneti karşılıksız bırakmaz.

Çünkü:
“İhanetin en büyüğü, onu unutmaktır.”

15 Temmuz’un şehitlerine rahmet, gazilerine minnet, milletimize selamet diliyoruz.
Unutmayacağız.
Unutturmayacağız.
Dirlik ve devletlik bizim elimizde.
Bunu da hep birlikte koruyacağız.

Hainlik ruhunda fesat saklıdır; millet iradesi ise sonsuz dirayettir.

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

 karakter kaldı