REKLAMI GEÇ

Süveyda’da ne oluyor?

Süveyda’da ne oluyor?

Ortadoğu’da harita cetvelle değil, krizle çiziliyor. Kimi zaman bir etnik çatışma, kimi zaman su meselesi, kimi zaman da bir “adam kaçırma” vakası üzerinden… Ama perde arkasında çoğu zaman İsrail, ABD ve büyük güçlerin kurgusu var. İşte Suriye’nin güneyinde, Ürdün sınırındaki Süveyda bölgesinde yaşananlar da bu kirli senaryolardan biri. Önce küçük gibi görünen bir mesele, Dürzilerle Bedevî Arap aşiretleri arasında çıkan bir gerilim. “Adam kaçırma”,…

Haber Merkezi / DENİZLİHABER / 23 Temmuz 2025 Çarşamba, 11:15

Ortadoğu’da harita cetvelle değil, krizle çiziliyor.
Kimi zaman bir etnik çatışma, kimi zaman su meselesi, kimi zaman da bir “adam kaçırma” vakası üzerinden…
Ama perde arkasında çoğu zaman İsrail, ABD ve büyük güçlerin kurgusu var.
İşte Suriye’nin güneyinde, Ürdün sınırındaki Süveyda bölgesinde yaşananlar da bu kirli senaryolardan biri.

Önce küçük gibi görünen bir mesele, Dürzilerle Bedevî Arap aşiretleri arasında çıkan bir gerilim.
“Adam kaçırma”, “gasp” gibi başlıklarla sunuldu.
Ama kısa sürede büyüdü, Suriye ordusu devreye girdi, Dürziler “Asker istemiyoruz!” diyerek isyan etti.

Sıradan bir aşiret çatışması gibi başlayan süreç, İsrail’in aleni müdahalesiyle başka bir boyuta taşındı.
İsrail, sadece Dürzilere destek vermedi, aynı zamanda Suriye ordusunu bombaladı, Şam’daki karargâhları vurdu, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nı hedef aldı.

Soru şu, İsrail neden Dürzilerle ilgileniyor?

Cevap açık, Dürziler bahane.
Asıl mesele, Suriye’nin güneyinde Golan’dan Deyrizor’a uzanacak bir “Davut Koridoru” açmak.
Enerji nakil hatları, güvenli nüfuz alanları ve ABD destekli SDG ile birleşen bir İsrail kuşağı…

Ama işler İsrail’in istediği gibi gitmedi.

Suriye ordusu geri çekildi, ama bu bir yenilgi değil, bir taktikti.
40’tan fazla Arap aşireti “Bu işi biz çözeriz” diyerek Süveyda’ya yürüdü.
Devletin tankları değil, halkın iradesi sahaya indi.
Dürzilerin “yerel zafer” havası kısa sürede paniğe dönüştü.
Çünkü karşılarında artık düzenli ordu değil, kinle hareket eden on binlerce aşiret savaşçısı vardı.

Süveyda’daki bu çatışma zemini içinde en ağır bedeli ödeyenler ise, ne yazık ki yine bölgedeki Sünni Arap aşiretleri oldu.
Şehir merkezlerinde ev baskınları, cami kuşatmaları ve infazlar yaşandı.
Dürzi milislerin saldırılarında kadınlara ve çocuklara yönelik ağır insan hakları ihlallerinin yer aldığı biliniyor.
Uluslararası medya çoğu kez bu zulmü görmezden gelirken, Sünni aşiretlerin göç etmek zorunda bırakılması bölgedeki demografik mühendisliğin parçası olarak da göze çarpmıyor değil.

Bu tablo bize ne söylüyor?

Bu sadece bir iç savaş parçası değil.
Bu, İsrail’in vekil güçler eliyle yürüttüğü kuşatma stratejisine karşı halk temelli bir kırılmadır.
Süveyda’daki çatışmalar, İsrail’in genişleme politikalarının sahada duvara tosladığı noktadır.

Peki, Türkiye bu işin neresinde?

Bu, Türkiye için yalnızca bir Suriye meselesi değil.
Bu, sınır güvenliği, iç istikrar, göç yönetimi, enerji koridorları ve beka meselesidir.
Daha önce Afrin’de, Tel Rıfat’ta, Münbiç’te, Kamışlı’da yaşananlar bir kez daha sahnelenmek isteniyor.
ABD’nin SDG eliyle kurduğu düzen, İsrail’in Dürzilerle açmak istediği hatla tamamlanmak isteniyor.

Türkiye, bu sürecin farkında.
Türkiye, sadece tepki değil, proaktif strateji üretme konusunda da ilerleyiş içinde.
Diplomatik temaslar, istihbarat, güvenlik planlamaları…
Hepsi eşgüdüm içinde ilerliyor.

Hengâmenin karmaşaya dönüştüğü bu saha da akıl devre dışı değil.

Unutmayalım;
Haritayı çizenler çoksa, o haritayı yırtacak feraset de yine bu kahraman millettedir.
Kimin ne oyunu varsa, bu milletin vakti geldiğinde bozacak bir planı mutlaka olur.

Bu topraklar, tuzakları bozmayı ezberlemiş bir millete emanettir.
Allah, milletimizin istikametini ve devletimizin kudretini daim kılsın.

Yorumlar

ali rıza karcı   -  Bağlantı 24 Temmuz 2025, 08:58

maşallah kardeşim kalemine sağlık

Yorum Yaz

Aşağıdaki gerekli alanlara bilgilerinizi girmelisiniz. e-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.

 karakter kaldı